Osteoartrit (Diz Kireçlenmesi) Nedir ?

Diz Kireçlenmesi (Osteoartrit)

Diz kireçlenmesi (osteoartrit), diz eklemindeki kıkırdağın zamanla yıpranması sonucu ortaya çıkan ve en sık görülen eklem sorunlarından biridir. Hyalin kıkırdağın yapısı bozuldukça eklem hareketi zorlaşır, ağrı artar ve yaşam kalitesi önemli ölçüde düşer. Diz kireçlenmesi ilerleyici bir hastalık olsa da, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun egzersizlerle süreci yavaşlatmak mümkündür.

Diz Kireçlenmesi Nedir?

Osteoartrit veya halk arasındaki adıyla kireçlenme, eklem kıkırdağının zamanla aşınmasıyla ortaya çıkan dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Diz ekleminde tibia ve femurun uçlarını kaplayan kıkırdak dokusu incelir, çatlar ve ilerleyen dönemde tamamen kaybolabilir.

Bu aşamada eklemde “kemik-kemik teması” meydana gelir. Bu durum, şiddetli diz ağrısına ve hareket kısıtlılığına neden olabilir. İleri evrede diz protezi ameliyatı gündeme gelebilir.

https://izmirfizyoterapi.com/wp-content/uploads/2020/02/indir-10.jpg

Diz Kireçlenmesinin Belirtileri

Diz kireçlenmesinin en sık görülen belirtileri şunlardır:

  • Yürürken, merdiven inerken veya çıkarken artan diz ağrısı

  • Sabah tutukluğu veya günün ilerleyen saatlerinde sertlik

  • Dizde şişlik ve hafif inflamasyon

  • Hareket sırasında sürtünme, çıtırtı veya takılma hissi

  • Uzun süre ayakta durma ile artan rahatsızlık

  • Kapasite kaybı ve fonksiyonel kısıtlılık

Bu belirtilerin giderek artması, kireçlenmenin ilerlediğini gösterir.

Diz Kireçlenmesi Neden Olur?

Diz kireçlenmesinin ortaya çıkmasında birçok risk faktörü rol oynar:

  • Yaş: Kıkırdak yapısı zamanla zayıflar.

  • Geçirilmiş diz yaralanmaları: Menisküs yırtığı, bağ yaralanması vb.

  • Fazla kilo: Diz ekleminin yükünü artırır.

  • Kas zayıflığı: Diz çevresi kaslarının yetersizliği ekleme yük bindirir.

  • Aşırı veya yetersiz aktivite: Hem hareketsizlik hem aşırı spor eklemi olumsuz etkileyebilir.

  • Genetik faktörler

Özellikle geçmişte travma geçiren dizlerde kireçlenmenin daha erken başladığı bilinmektedir.

İzmir Alsancak’taki kliniğimizde diz kireçlenmesine yönelik manuel terapi, osteopati, klinik egzersiz ve kişiye özel rehabilitasyon programları uygulamaktayız.

OSTEOPAT & FİZYOTERAPİST UMUT KAHRAMAN, İZMİR ALSANCAK

Bel Ağrısı ile Karına Yapılan Uygulamanın Ne Alakası Var? Visseral Osteopatinin Hikayesi

1970’li yıllarda Fizyoterapist Osteopat Jean-Pierre Barral, karın içindeki şişkinlik, ağrı gibi sorunların bel ağrısını tetiklediğini görmüş ve bunun beli nasıl etkilemiş olabileceğini anlamaya çalışmış. Dr. Arnaud ile yaptıkları kadavra çalışmalarında gördüğü şey; her iç organın doğrudan ya da dolaylı olarak membranlar (zarlar) ve ligamentler (bağlar) tarafından omurgaya tutturulmuş olmasıymış. Organları destekleyen bu zarlara yumuşak doku teknikleri uyguladığında, Barral’ın tedavi sonuçları şaşırtıcıymış.

Barral floroskopi, ultrason ve diğer görüntüleme yöntemleriyle geliştirdiği organa özel fasiyal mobilizasyon prosedürlerini doğrulamış. Fransız hükümeti Barral’ın araştırmalarına önemli ölçüde para yatırmış. 1985 yılında Visseral Osteopati tekniklerini Amerika’da öğretmeye başlamıştır. Barral, iç organlarda öğrendiklerini diğer yumuşak dokulara da uygulamıştır bu yüzden visseral manipülasyon, doğrudan ya da dolaylı olarak çoğu vücut dokusunu etkileyen çalışmaları kapsar. Günümüzde bu teknikler Avustralya, Avrupa, Amerika ve dünyanın diğer diğer birçok yerinde fizyoterapist ve hekimlere diplomalı osteopati eğitimi olarak verilmekte ve osteopatlar tarafından hastalara uygulanmaktadır.

Karın içindeki herhangi bir organ probleminden kaynaklanan gerginlik, şişkinlik, basınç problemi gibi problemler, anatomik ve nörolojik bağlantılar üzerinden omurgaya yansır. Beldeki ya da boyundaki ağrının sebebi bazen bir iç organ problemi olabilir! Bu yüzden Osteopatlar beli ağrıyan birinin sadece bel bölgesi kemik ve kas yapılarına bakmazlar. Bu bölgeyi etkileyebilecek çevre doku ve organ bağlantılarına, muhtemel fizyolojik ve yapısal fonksiyon bozukluklarına ayrıca mekanik olarak vücudu kullanım şekline ve alışkanlıklara bakarlar. Bulunan sorun için uygun tekniklerle hastanın vücudunu olması gereken haline getirmesine yardımcı olacak uyarılar verirler. Bu uyarılar manuel terapideki gibi elle yapılır.

Uzman Fizyoterapist Asude Akın

Kaynaklar:
-Visceral Manipulation: A Powerful New Frontier In Bodywork. Massage Therapy Journal, 2003 [cit.26.5.2014].
– Hebgen E. Visceral manipulation in osteopathy. Thieme International; 2010.
https://www.barralinstitute.com/about/jean-pierre-barral.php

Osteopati Nedir?

Osteopati, 1800’lü yılların ortalarında Amerika Birleşik Devletleri’nde bir fiziatrist ve cerrah olan Andrew Taylor Still tarafından geliştirilmiştir ve Dr. Still ilk bağımsız osteopati okulunun kurucusudur (1892).

Osteopati, -osteopatik tıp olarak da adlandırılır- teşhis ve tedavi için manuel (elle) temasa dayanır. Sağlık ve hastalık durumunda beden, zihin ve ruh ilişkisine saygı gösterir. Vücudun yapısal ve işlevsel bütünlüğüne ve kendi kendini iyileştirme konusundaki eğilimine vurgu yapar. Osteopatlar, fizyolojik fonksiyonu geliştirmek ve bir işlev bozukluğuna uğramış olan homeostazisi (vücudun iç dengesini) desteklemek için çok çeşitli terapatik manuel teknikler kullanırlar. İşlevi bozulan bileşenler: iskelet sistemi, eklemsel ya da kas-fasya yapıları ve ilgili damarsal, lenfatik ve nöral elemanlardır. Osteopatlar vücuttaki yapı ve işlev arasındaki ilişkiyi anlamak üzerine aldıkları eğitimi, vücudun kendi kendini düzenlemesi ve kendi kendini iyileştirmesini en kolay hale getirmek için kullanırlar. Sağlığı koruma ve iyileştirmeye yönelik bu bütünsel yaklaşım, dinamik işlevsel bir canlı olan insana dayanır: bir insanın bütün parçaları birbiriyle ilişkilidir ve kendi kendini düzenleme ve iyileştirme mekanizmalarına sahiptir.

Osteopatinin önemli bir bileşeni, ortopedik manuel terapi (OMT) diye adlandırılan, kas ve eklemlere elle uygulanan ve örneğin fiziksel aktivite, postür ve diyet gibi diğer tedavilerle birleştirilebilen manuel terapidir. Bununla beraber osteopatlar sadece kas-iskelet sistemi ile çalışmaz, kas-iskelet sistemi biyomekaniğinin tüm vücut fizyolojisiyle bütünleşmesi ve desteklenmesiyle daha fazla ilgilidir. Osteopati tekniklerinin fizyoterapi ya da kayropraktikte kullanılan bazı teknik ve müdahalelerle örtüşmesine rağmen uygulamaları farklıdır.

Osteopati dünyada birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu eğitim Amerika ve Belçika’da lisans seviyesinde 5 yıl eğitim alarak yapılır. Sonucunda kişiler doktor ya da fizyoterapist gibi osteopat olarak mezun olur. Bu eğitim Avrupa’da yaygın olarak aralıklı eğitim şeklinde yapılır. Ortalama 1350 yüz yüze ders saati eğitim alınır. Osteopati eğitiminin içeriği ve ders saati sayısı Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanmıştır. Ayrıntılı bilgi için;

Benchmarks of training in osteopathy. World Health Organization. ISBN 978 92 4 159966 5.
https://www.who.int/medicines/areas/traditional/BenchmarksforTraininginOsteopathy.pdf

Osteopat & Fizyoterapist Umut KAHRAMAN